

Kur’an-ı Kerim’in gönderiliş amacı insanların dünya hayatını düzene koymak ve ilahi iradeye uygun bir dünya hayatından sonra ebedî saadeti sağlamaktır. Fatiha suresi, Kur’an-ı Kerim’in bütün amaçlarını; getirdiği mana, bilgi ve hükümleri özet hâlinde ihtiva etmektedir. Fatiha “açmak, açıklığa kavuşturmak, başlamak” anlamındaki “feth” kökünden türemiş bir isim olup “bir şeyin evveli, baş tarafı, başlangıcı, giriş” manasında kullanılmaktadır. “Fâtihatü’l-kitâb” tamlamasının kısaltılmış şekli olan Fatiha, Mushaf’ın ilk suresi ve bir bakıma onun ön sözü olduğu için bu adı almıştır. Peygamber Efendimizin (sas) hadisi gereği, farz kılındığı günden beri namazlarda Fatiha suresi okunmaktadır. Faziletinden dolayı Fatiha’nın hayırlı faaliyetlerin başında veya sonunda, çeşitli vesilelerle tertip edilen meclislerde, kabirlerde vb. yerlerde dua niyetiyle okunması, zamanla Müslümanlığın en köklü şiarlarından biri hâline gelmiştir.
O, Allah’tır. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Dünyada da ahirette de hamd O’na mahsustur. Hüküm yalnızca O’nundur. Kesinlikle O’na döndürüleceksiniz. (Kasas, 28/70)