Namaz, dinimizin emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her Müslüman’ın namaz kılması farzdır. Namaz terk edilemez ve uyuyakalmak, unutmak ve baş ile de olsa ima ile kılamayacak kadar hasta olmak gibi meşru bir mazeret bulunmadıkça kazaya bırakılamaz. Meşguliyeti çok olmak, ailenin geçimini sağlamak için çalışmak ve yolculuk gibi durumlar namazın ertelenmesi için özür sayılmaz. İşverenin veya iş yerindeki sorumluların namaz kılmak isteyen çalışanlarına, cuma ve vakit namazlarını kılabilme imkânını sağlaması gerekir. Namaz için izin istendiği hâlde izin verilmemesine rağmen kılınan namaz geçerlidir. Namaz kılma imkânı bulunmayan bir yerde çalışan kimsenin bu imkânı bulabileceği bir iş araması uygun olur. Aramasına rağmen bulamazsa; öğle ile ikindiyi, öğle veya ikindi vaktinde; akşam ile yatsıyı da akşam veya yatsı vaktinde cem ederek/birleştirerek kılabilir. Fakat bunun bir zaruret hükmü olduğu unutulmamalıdır.
Belgrad’ın Fethi (1521)
Mohaç Zaferi (1526)