

Allah (cc) kulları arasından seçtiği peygamberlerini mesajını iletmek üzere elçilikle görevlendirmiş ve insanlardan bu elçilere iman etmelerini istemiştir. Peygambere iman sadece onun peygamber oluşunu kabul ve tasdikten ibaret değil, Allah’tan getirdiği büyük küçük her şeyi kabul etmek ve bunlara iman etmektir. Hz. Âdem’den (as) itibaren Hz. Muhammed’e (sas) kadar bütün peygamberler müjdeliyici ve uyarıcı olarak gelmişlerdir. (Nisâ, 4/165) Allah Resûlü, (sas) “Hâtemü’l-Enbiyâ” yani nebîlerin sonuncusudur (Ahzâb, 33/40) ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. (Enbiyâ, 21/107) Peygamberlik vazifesi sadece vahyi nakilden ibaret olmayan Allah Resûlü, Rabbinden aldığı vahiy doğrultusunda inanç, ibadet ve ahlaki değerler başta olmak üzere günlük hayatın tüm alanlarında, İslam’ı açıklayarak ve yaşayarak Müslümanlara örnek bir hayat sergilemiştir. Bize düşen, onun bize bıraktığı iki emanete (Kur’an ve sünnet) sımsıkı sarılmak, böylelikle dosdoğru yol üzere yaşamaktır.
• Mekke’nin Fethi için Medine’den hareket edildi. (630)