

Reuters’ın dört farklı kaynağa dayandırdığı habere göre, Beyaz Saray danışmanları arasında Grönlandlılara kişi başı 10 bin ile 100 bin dolar arasında değişen toplu ödemeler yapılması tartışılıyor.
Grönland’ın yaklaşık 57 bin kişilik nüfusu göz önüne alındığında, her bir vatandaşa 100 bin dolar ödenmesi yaklaşık 6 milyar dolarlık bir maliyet anlamına geliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir dile getirdiği adayı satın alma veya kontrol altına alma isteği, bu doğrudan ödeme planıyla “ticari bir teklif” boyutuna taşınmış durumda.
Başkan Trump, Grönland’ın zengin maden yatakları ve Kuzey Kutbu’ndaki stratejik konumu nedeniyle ABD ulusal güvenliği için vazgeçilmez olduğunu belirtmişti.
Beyaz Saray kaynakları, özellikle Venezuela’daki operasyonun ardından Trump’ın bu jeopolitik hedefini gerçekleştirmek için ekibini daha sıkı çalışmaya sevk ettiğini ifade ediyor.
Danimarka ve Grönlandlı yetkililer, adanın “satılık olmadığını” defalarca vurguladı. ABD’nin bu son hamlesi Avrupa başkentlerinde de büyük rahatsızlık yarattı.
Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere’nin de dahil olduğu yedi Avrupa ülkesi ortak bir bildiri yayınlayarak, Grönland’ın geleceğine yalnızca Danimarka ve Grönland halkının karar verebileceğini açıkladı.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Grönland ile ilgili duyduğumuz mesajlar son derece endişe verici. Bu gerçek bir tehditse Avrupa’nın cevabı ne olacak, bunu tartışıyoruz” dedi.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, durumu bir Avrupa devletinin toprak bütünlüğüne yönelik bir “tehdit” olarak nitelendirdi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Avrupa’yı sert bir dille eleştirerek, “Avrupalı dostlarımızdan bu toprak parçasının güvenliğini daha ciddiye almalarını istiyoruz. Eğer onlar almazsa, ABD bir şeyler yapmak zorunda kalacak” dedi.
Trump yönetimi, Danimarka’nın adayı Rusya ve Çin’in bölgedeki faaliyetlerine karşı korumada yetersiz kaldığını savunuyor.