GazzeHamasDoğu TürkistanSon dakikaZulümTerme HaberTerme AjansenflasyonemeklilikTerörötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,0459
EURO
50,3327
ALTIN
6.121,27
BIST
11.572,88
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun
Az Bulutlu
11°C
Samsun
11°C
Az Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Çok Bulutlu
18°C
Salı Parçalı Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C

VENEZUELA’DAN YÜKSELEN İKAZ: GÜÇ, ZULME DÖNÜŞTÜĞÜNDE

VENEZUELA’DAN YÜKSELEN İKAZ: GÜÇ, ZULME DÖNÜŞTÜĞÜNDE
REKLAM ALANI
05.01.2026 18:51
A+
A-

VENEZUELA’DAN YÜKSELEN İKAZ: GÜÇ, ZULME DÖNÜŞTÜĞÜNDE

Dünya haritasına uzaktan bakıldığında Venezuela küçük bir ülke gibi durabilir. Oysa bugün Venezuela, küresel sistemin gerçek yüzünü ele veren büyük bir aynadır. Bu aynaya bakmayı reddedenler, yarın kendi yüzleriyle karşılaşacaklarını bilmelidir.

Amerika Birleşik Devletleri, Venezuela’ya tankla girmedi; uçaklarla bombalamadı. Ama ülkeyi nefessiz bıraktı. Ekonomik yaptırımlarla halkı yoksulluğa mahkûm etti, devletin gelir kaynaklarını kilitledi, seçilmiş bir lideri yok sayıp “bizim uygun gördüğümüz kişi meşrudur” deme cüretini gösterdi. Bu, modern çağın en rafine işgal biçimidir. Kurşunsuz, sessiz ama derin bir işgal…

Bu tablo bize yabancı değildir. Zira bu yöntem, ABD’nin ilk defa denediği bir yol değildir. İran’da Musaddık böyle devrildi. Şili’de Allende böyle yalnızlaştırıldı. Irak böyle parçalandı. Libya böyle çökertildi. Suriye böyle kan gölüne çevrildi. Her defasında aynı kelimeler kullanıldı: demokrasi, özgürlük, insan hakları… Ve her defasında geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış aileler, umudunu kaybetmiş nesiller kaldı.

Kur’an bu zihniyeti asırlar öncesinden haber verir:

“Yeryüzünde büyüklük taslayanlar ve bozgunculuk yapanlar…”

İsimler değişir, kıtalar değişir, çağlar değişir; fakat firavunlaşan akıl değişmez. Gücü ilahlaştıran her sistem, sonunda zulmü meşrulaştırır.

Bugün ABD’nin yaptığı şey, kaba kuvvetten ziyade algı, ekonomi ve iç karışıklık üzerinden yürütülen bir savaştır. Ülkeler artık uçak gemileriyle değil; borçla, ambargoyla, medya bombardımanıyla teslim alınmak istenmektedir. Bir ülke önce ekonomik olarak çökertilmekte, ardından halk yönetime karşı kışkırtılmakta, en son da “uluslararası müdahale” adı altında dizayn edilmektedir.

Venezuela bu oyuna direndiği için hedef seçildi. Çünkü petrolü var, çünkü boyun eğmedi, çünkü “kendi kararımı kendim veririm” dedi. Küresel sistemin affetmediği suç da tam olarak budur.

Burada asıl soru şudur: Bu sadece Venezuela’nın meselesi mi?

Hayır. Bu, bağımsız kalmak isteyen herkesin meselesidir.

İslam tarihi bize açık bir hakikati öğretir: Zulüm karşısında susmak, zulmün yayılmasına zemin hazırlar. Hz. Ömer’in adalet anlayışı, Selahaddin Eyyubi’nin Kudüs’teki merhameti, Yavuz Sultan Selim’in hilafeti omuzlarında bir emanet olarak taşıması; gücün ahlakla sınırlandırılmadığında felakete dönüşeceğinin tarihsel delilleridir.

Bugün Müslüman coğrafyanın yaşadığı temel sorunlardan biri, ekonomik ve zihinsel bağımlılıktır. Kendi parasını, gıdasını, enerjisini, savunmasını başkasına emanet eden bir ülke; siyasi kararlarını da başkasının gölgesinde almak zorunda kalır. Bu sebeple bağımsızlık sadece sınırlarla değil; üretimle, ahlakla ve birlikle korunur.

Toplumsal ayrışmalar, dış müdahalelerin en verimli zeminidir. Mezhep kavgaları, etnik gerilimler, ideolojik körlükler; dışarıdan üflenen ateşin içeride tutuşmasına sebep olur. Oysa Kur’an’ın emri açıktır: “Hep birlikte Allah’ın ipine sarılın ve ayrılığa düşmeyin.”

Bir diğer hayati mesele de bilgi savaşıdır. Bugün silahlar kadar tehlikeli olan şey, yalanın sistematik hale getirilmesidir. Medya üzerinden haklıyı haksız, mazlumu suçlu göstermeye çalışan bir düzenle karşı karşıyayız. Buna karşı uyanık olmayan toplumlar, farkına varmadan kendi celladına alkış tutar.

Son olarak şunu söylemek gerekir: Güçlü olmak zulmetmeyi haklı kılmaz. Kur’an’da güç, emanet olarak tarif edilir. Emanete ihanet edenler, geçici zaferler kazansalar bile tarih önünde kaybederler. Bugün zulmü alkışlayanlar, yarın o zulmün altında kalabilirler.

Venezuela bize bir şey haykırıyor:

“Boyun eğmeyenler bedel öder; ama boyun eğenler kimliklerini kaybeder.”

Ve tarih şunu fısıldıyor:

Zalimler sahneden çekilir, direnenler iz bırakır.

Bugün mesele insanlığın hangi tarafta duracağı meselesidir. Çünkü zulüm küreseldir; adalet ise evrensel olmak zorundadır.

REKLAM ALANI
Yorumlar

Bir Cevap Yazın. Yorumlarınızı Önemsiyoruz! Görüşlerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin. Yazılarımız hakkında düşünceleriniz, katkılarınız ve sorularınız bizim için değerli. Yorum yaparken lütfen saygılı ve yapıcı bir dil kullanmaya özen gösterin. şiddet ve Argo, hakaret, ırkçı ifadeler ve ayrımcılık içeren yorumlara izin verilmez. Yorum yapmak için Web Sitemizde ya da Facebook hesabınızla kolayca giriş yapabilirsiniz. Unutmayın, burası birlikte konuşabileceğimiz temiz ve güvenli bir alan!

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.