GazzeHamasDoğu TürkistanSon dakikaZulümTerme HaberTerme AjansenflasyonemeklilikTerörötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,1937
EURO
50,2507
ALTIN
6.404,58
BIST
12.456,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun
Hafif Yağmurlu
10°C
Samsun
10°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
8°C
Cumartesi Karla Karışık Yağmurlu
4°C
Pazar Hafif Yağmurlu
4°C
Pazartesi Karla Karışık Yağmurlu
4°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TRT Genç kanalı milletimize hayırlı olsun

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TRT Genç kanalı milletimize hayırlı olsun
REKLAM ALANI
15.01.2026 14:15
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği”ne katıldı.

Programdaki hitabına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT Genç kanalının hayırlı olmasını dileyerek şu ifadeleri kullandı;

Tebrik ediyorum. Gelecek sizsiniz, hep beraber Türkiye’yiz. TRT’mizin kıymetli mensupları, medya, akademi, kültür, sanat dünyamızın değerli temsilcileri, yarınlarımızın güvencesi sevgili genç kardeşlerim, saygıdeğer misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

 

Gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, “TRT Genç televizyon kanalımızın açılış etkinliği vesilesiyle sizlerle bir arada olmanın, bilhassa gençlerimizi burada, milletin evinde ağırlamanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TRT Genç kanalı milletimize hayırlı olsun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;

Sözlerimin hemen başında aziz milletimizin ve İslam aleminin Leyle-i Miracını tebrik ediyor, bu mübarek gecenin sizlerle birlikte tüm insanlığa hayırlar getirmesini, huzura vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah, Miraç Gecesi’nin yüzü suyu hürmetine Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir tarafında zulüm gören kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun diyorum.

“TRT çalışanlarımıza başarılarla dolu daha nice yıllar diliyorum”

Bu kıymetli programı tertip eden TRT’mizi, TRT yönetimini ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyor, TRT Genç’in yayına hazır hale gelmesine katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç televizyon kanalımızın gençlerimize, ailelerimize, medyamıza ve milletimize hayırlı olmasını canı gönülden diliyorum. Yine bu vesileyle, 31 Ocak’ta yayın hayatına başlamasının 56. yıl dönümünü kutlayacak olan TRT Televizyonunu da tebrik ediyor, tüm TRT çalışanlarımıza başarılarla dolu daha nice yıllar diliyorum.

 

“Bizim kuşak ve bizden sonraki nesil TRT ile büyüdü”

Türkiye’nin hem belleği hem de geleceği olan TRT, yayın hayatı boyunca ülkemizde ve dünyada pek çok tarihi hadiseye tanıklık etti. TRT muhabirleri, TRT kameramanları kimi zaman canlarını tehlikeye atma pahasına Türkiye’yi dünyadan, dünyayı Türkiye’den haberdar ettiler. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye’yi ve dünyayı uzun yıllar TRT’den takip ettik. Sadece habercilikte değil; diziden belgesele, sinema filmlerinden spora, kültüre, sanata, müziğe kadar her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. Bizim kuşak ve bizden sonraki nesil TRT ile büyüdü. Eğer böyle dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız.

 

“TRT, hakikat mücadelesini en iyi şekilde veriyor”

Zaman zaman TRT Arşiv’de o eski yıllara ait kesitleri seyrettikçe nostaljiyle beraber Türkiye’nin ve dünyanın nereden nereye geldiğini de tekrar hatırlıyoruz. Kamu yayıncısı kimliğiyle TRT, bugün de çok önemli bir misyon üstleniyor. Enformasyon ve kültür savaşlarının insanlığın gündemini belirlediği bir dönemde TRT, hakikat mücadelesini en güçlü şekilde verirken iyiyi, doğruyu, hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlerimizin özellikle bir seti olarak karşımızda bulunuyor. Bugün açılan TRT Genç kanalımızı bu çabaların gençlerimize uzanan en somut tezahürlerinden biri olarak görüyorum. TRT Çocuk ile yıllardır miniklerimize yönelik yayın-yapım, dijital içerik üreten kurumumuzun şimdi de gençlerimizi sorumlu yayıncılık anlayışıyla buluşturmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum.

 

Burada şunu da gururla ifade etmek isterim: TRT’mizin imzasını taşıyan bazı yapımların dünyanın en prestijli festival ve organizasyonlarından ödüllerle dönmesi takdire şayan bir başarıdır. TRT ortak yapımı ‘Hüzün Üçgeni’ filmi 75. Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ödülüyle dönerek hepimizin göğsünü kabarttı. TRT World tarafından hazırlanan bir belgeselimiz haber ve güncel olaylar kategorisinde Emmy ödülünü alarak ülkemize bir ilki yaşattı. Yine Filistin’deki işgalin en sinsi yönü olan yerleşimciler meselesini ele alan ‘Kutsal İşgal’ belgeseli dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Sadece son dört yılda TRT ortak yapımı yüze yakın film dünyanın en önemli festivallerinde toplam 500’e yakın ödüle layık görüldü. Bu yıl 98. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisinde yarışacak ‘Filistin 36’ filmine şimdiden başarılar diliyorum.

“TRT, ailelerin rahatlıkla izleyebileceği yapımlara imza atıyor”

Şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Kültür savaşlarının muharebe alanlarından biri de malumunuz ailedir. Günümüzde aile kurumu daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir saldırı ve kuşatma altındadır. Dizilerden sinema filmlerine, çizgi filmlerden oyunlara ve oyuncaklara kadar ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor, sapkınlıklar teşvik ediliyor. TRT’nin gerek geleneksel gerekse ‘Tabii’ gibi dijital mecralarda aile odaklı temiz içerikleri yaygınlaştırma çabasını bu bakımdan çok kıymetli buluyorum. Bir kere şunu çok iyi anlamalıyız sevgili arkadaşlar: Bizim için TRT’nin başarısı, ailedeki tüm fertlerin hiçbir endişe duymadan, gönül rahatlığıyla izleyebileceği yapımlara imza atmasıdır. Bugün yayın hayatına başlayan TRT Genç ile bu çizgideki yayınların daha da artacağına ve çeşitleneceğine inanıyorum.

 

Bilimden teknolojiye, kültür sanattan spora, tarihten güncel hayata geniş bir yelpazede yapacağı yayınlarla TRT Genç kanalımız gençlerimizin zihinsel, duygusal ve kültürel gelişimine destek olacaktır. Özellikle çağımızın vebası olan bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Şurası bir gerçek ki; ekran, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu başta olmak üzere bağımlılık türlerinde ciddi artış yaşanıyor.

“Gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır”

Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimiz; dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle bu belaların pençesine daha fazla düşüyor. Oyunlaştırma stratejisinin dolayısıyla neredeyse her telefon maalesef bir çeşit kumarhane haline geldi. Eğlence için, vakit geçirmek için girilen dijital oyunlar; bilhassa gençlerimizi sanal bahis ve kumar illetine bulaştıran bir tuzak işlevi görüyor. Tütün, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı da yine bu mecralar tarafından özendirilmekte; gençlerimizin sağlığı ve geleceği çalınmaktadır. Son dönemde ülkemizde yaşanan aile facialarına baktığımızda, en büyük müsebbibin alkol, sanal bahis, kumar ve uyuşturucu olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde boşanmaların, eşler arası ve aile içi kavgaların sebeplerinin en başında bu illetler geliyor.

 

Meseleyi bütün yönleriyle değerlendirdiğimizde şu gerçeği hepimiz çok net görebiliyoruz: Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı milli bünyemiz açısından terör kadar, hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır. Aileler parçalanmakta, nesiller kaybolmakta; istihdama, üretime, eğitime, sağlığa gitmesi gereken kaynaklar insanlık düşmanlarının kanlı dişlilerini ne yazık ki beslemektedir. Grup kürsülerinde kumarı masumlaştırmaya çalışanların, iktidara gelince içkiyi ucuzlatacağız diyenlerin ısrarla görmediği acı gerçek işte budur. Alkolü, sigarayı, uyuşturucuyu adeta özgürlük sembolü gibi yansıtanların gözlerini kapattığı ürkütücü tablo işte budur. Zehir tacirlerini çeşitli bahanelerle aklama yarışına girenlerin yüzleşmek istemedikleri durum işte budur.

“Tehlike’nin farkındayız”

Ama biz bunu görüyoruz, duyuyoruz, tehlikenin farkındayız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla siyaset yapan bir hükümet olarak, her çeşit bağımlılıkla mücadelede son derece kararlıyız. Güvenlik kuvvetlerimiz, yargımız aynı şekilde görevlerini layıkıyla yapıyor. Ancak hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet tedbirleri tek başına yeterli olmuyor.  Bunun için aile, toplum, siyasi partiler, dernekler, vakıflar, üniversiteler, özellikle medya olarak hep beraber seferberlik ruhuyla hareket etmek, elimizdeki her imkanı devreye almak durumundayız.

 

“Medyada asıl görev TRT’ye düşüyor”

Şüphe yok ki medyada asıl görev kamu yayıncımız olarak TRT’mize, yani siz TRT çalışanlarına ve yönetimine düşüyor. Kamu spotlarının ötesine geçen yeni bir anlayışla bağımlılık meselesini irdelemeli, incelemeli, bu sorunun üzerine dirayetle gitmeliyiz. Vatandaşlarımızın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinde TRT’mizin öncülük etmesini; medyanın tamamına örnek olacak evsafta özgün, kaliteli ve etkili projeler üretmesini bekliyorum. Her zaman söylüyorum: Madden olduğu kadar manen de güçlü bir gençlik, bu tür sosyal marazlara karşı en sağlam kalemizdir. İdeal sahibi, ufuk sahibi, özgüven sahibi, milli ve manevi değerlerine bağlı gençlik derken biz işte bu hassasiyetle hareket ediyoruz. Açılışını yaptığımız TRT Genç’in bilhassa bu konuda önemli bir boşluğu doldurmasını ümit ve arzu ediyorum.

“Her iyi işi taşlamaktan büyük keyif alan bir kesim var”

Burada şu hususun da altını çizmek mecburiyetindeyim: Maalesef dünyamızda ve ülkemizde yapılan her iyi işi taşlamaktan büyük keyif alan bir kesim var. Bunlar ezberleri bozulsun, kafa konforları dağılsın istemezler. Fildişi kulelerden ahkam kesmeyi, ona buna ayar vermeyi pek severler. Basın özgürlüğünü, hak, hukuk, adaleti dillerinden düşürmezler ama söz konusu kendi çıkarları olunca savundukları ne kadar ilke, kavram, prensip varsa hepsini çiğnemekten hiç çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT’miz de zaman zaman nasibini almaktadır. TRT’mizin 86 milyona hitap eden; milli ve manevi değerlerimizi önceleyen, gerçekleri eğip bükmeden anlatan ilkeli yayın politikası, biliyoruz ki bunları ciddi manada rahatsız ediyor. 

 

“2026’ya yakışmayan sahnelere utanarak tanık olduk”

Bakınız buna en son Ankara’nın susuzluk sorununda bir kez daha şahitlik ettik. Malumunuz Türkiye’nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi.
İnsanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi. Aileler çamaşır, bulaşık, banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya, çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026’nın Türkiyesine asla yakışmayan sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk.

“Sorunu haberleştirdiği için TRT’yi suçluyorlar”

Yani ortada, görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı. Kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdiler. Vatandaşa mikrofon uzattılar. Geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikayetlerini ekranlara taşıdılar. Peki ne mi oldu? Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi, günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçmeye zorladı. Neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar.

Fakat her işleri gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Dün bir tanesi çıkmış, kışın ortasında susuz bıraktığı insanlarımızdan özür dilemek yerine sorunu haberleştirdikleri için TRT’yi suçluyor, Anadolu Ajansı’mızı suçluyor, özel televizyon kanallarını suçluyor; yüzü kızarmadan özgür basını suçluyor. Aynı zatın genel başkanı, yönetim zafiyetini kabul etmek yerine, itham ve iftira yüklü ifadelerle şahsımızı hedef alıyor. Söz var ya; şıracının şahidi bozacı. Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. 

 

“Basın kuruluşlarımızı neden suçluyorsunuz”

Kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korosuna bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı? Basının görevi; kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikayetlerine mikrofon uzatmak, vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermektir. Allah aşkına bunlardan niçin rahatsız oluyorsunuz? Kamusal görevlerini yerine getirdi diye basın kuruluşlarımızı niçin suçluyorsunuz? Gazetecileri niçin tehdit ediyor, görevlerini yaptıkları için neden hedef gösteriyorsunuz? Mazeret üreteceğinize, başkalarını suçlayacağınıza, medyaya parmak sallayacağınıza görevinizi layıkıyla yapsanıza. Yazık… İnanın bu millete çok yazık.

 

“Görevini hakkıyla yapan basın kuruluşlarımızın yanında olacağız”

Bunların içler acısı halini gördükçe şehirlerimiz adına biz üzülüyoruz. Lafa gelince basın hürriyeti konusunda mangalda kül bırakmayanların, nasıl birden faşizme dümen kırdıklarını vatandaşlarımızın da ibretle takip ettiğine inanıyor, bunları aziz milletimizin ferasetine havale ediyorum. Onlar ne derse desin; biz görevini doğrulukla, dürüstlükle, hakkaniyetle yapan basın kuruluşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. TRT’mizle, Anadolu Ajansımızla, İletişim Başkanlığımızla ve diğer tüm kuruluşlarımızla hakikat mücadelemizi her cephede sürdüreceğiz. TRT’mizin hayata geçireceği projelerle dünyada ses getirecek, yayıncılık alanına yeni bir soluk kazandıracak nitelikli çalışmalara imza atacağına yürekten inanıyorum.

Son olarak bir noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Kamu yayıncısı hüviyetiyle TRT’mizin asli misyonu, bilhassa tarihimize dair mevzularda hakikatten sapmamaktır. Reyting kaygısıyla hareket edenlerin, her ne kadar biz tasvip etmesek de bu konularda esnek davranma marjı olabilir ama TRT’nin böyle bir yanlışa düşme lüksü yoktur. Bu konudaTRT’mizin zaten üst seviyede olan hassasiyetini korumaya devam etmesini bekliyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: TRT Genç kanalı milletimize hayırlı olsun

Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle ‘Gelecek Sensin’ sloganıyla yayın hayatına başlayan TRT Genç’in gençlerimiz, ailelerimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; sizlerin samimi gayretleri, bizim de desteğimizle TRT Genç kanalımız inşallah gençlerimiz için vazgeçilmez bir mecrayı haline gelecek ve Türkiye Yüzyılı’na güç katacak genç nesillerin yetişmesine öncülük edecektir.

Yayıncılık alanında böylesi mühim bir boşluğun dolmasını sağlayan TRT yönetimini ve TRT Genç’in kıymetli çalışanlarını tebrik ediyor, ülkemizin dört bir yanından milletin evini teşrif eden siz misafirlerimize teşekkür ediyor, Miraç Gecenizin hayırlı, mübarek olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 

REKLAM ALANI
Yorumlar

Bir Cevap Yazın. Yorumlarınızı Önemsiyoruz! Görüşlerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin. Yazılarımız hakkında düşünceleriniz, katkılarınız ve sorularınız bizim için değerli. Yorum yaparken lütfen saygılı ve yapıcı bir dil kullanmaya özen gösterin. şiddet ve Argo, hakaret, ırkçı ifadeler ve ayrımcılık içeren yorumlara izin verilmez. Yorum yapmak için Web Sitemizde ya da Facebook hesabınızla kolayca giriş yapabilirsiniz. Unutmayın, burası birlikte konuşabileceğimiz temiz ve güvenli bir alan!

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.