

İnsanların Allah katındaki kıymeti, dış görünüşlerine ve mal varlıklarına göre değil niyetlerinin samimiyetine ve işledikleri amellere göredir. Din, özü itibarıyla ihlas ve samimiyetten ibarettir. Bu nedenle ameller ancak ihlasla ve Allah’ın (cc) rızası gözetilerek yapıldığında bir değer taşır. Sevgili Peygamberimiz (sas) pek çok hadisinde ihlasın önemine işaret etmiş ve insanları ihlaslı ve samimi olmaya çağırmıştır. Bunun için de öncelikle niyetin halis olması gerektiğini, amellerin ancak niyetlere göre değer kazanacağını bildirmiştir. İslam, iyi niyet ve samimi tutuma verdiği önemden dolayı, niyet etmesine rağmen mazereti sebebiyle yerine getiremediği amelin sevabından bile kişiyi mahrum bırakmamıştır. İhlas ve samimiyet, sadece ibadetlerimizde değil insanlarla olan ilişkilerimizde de son derece önemlidir. Müminin en önemli vasfı olan güvenilirlik ancak içten ve samimi davranışlarla sağlanabilir. Müminin gündelik hayatının tamamında ihlas ve samimiyeti esas alması en büyük erdemlerden biridir.
• Arif Nihat Asya’nın vefatı (1975)