

Hz. Hatice’nin (ranhâ) vefatıyla büyük bir hüzne kapılan Allah Resûlü, küçük yaştaki kızları Ümmü Gülsüm ve Fâtıma’yla baş başa kalmıştı. Bir müddet sonra, sahabeden Osman b. Maz’ûn’un hanımı Havle bint Hakîm, yeni bir evlilik için Resûlullah’a düşüncesini sormuş, ona Sevde bint Zem’a’yı önermişti. İslam’ı ilk kabul edenlerdendi Sevde. Mekke’deki baskılar üzerine kocasıyla Habeşistan’a hicret etmişler, müşriklerin ileri gelenlerinden bir kısmının Müslüman olduğu söylentisi kendilerine ulaşınca da Mekke’ye geri dönmüşlerdi. Ancak söylenti doğru çıkmamış ve bu arada Sevde’nin kocası vefat etmişti. Müşriklerin bunaltıcı baskısı altında kendisine ve çocuklarına kol kanat gerecek bir eşi yoktu artık. Bu sırada Havle bint Hakîm’in aracılığıyla Sevde validemiz, Allah Resûlü’nün evlilik teklifini kabul etti. Sakin tabiatlı ve cömert bir hanım olan Sevde (ranhâ), Allah Resûlü’nün üç yıl boyunca tek eşi oldu. Allah Resûlü onun beş çocuğuna babalık, o da Resûlullah’ın kızlarına annelik yaptı.
• Dâru’l-fünûn eğitim hayatına başladı. (1863)